http://www.kayarcik.net

Yazdır Sayfayı gönder
   SUSKUN 

   Sus, kimseler duymasın.
   Duymasın ölürüm ha.
   Aydım yarı gecede
   Yeşil bir yağmur sonra...
   Yağıyor yeşil.
  
En uzak, o adsız ve kimselersiz,
   O yitik yıldızda duyuyor musun?
   Bir stradivarius inler kendi kendine,
   Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
   Önce bendim diyor ve sonra benim...
   Ölümsüz, güzel ve çetin.
   Ezgisidir dolaşan bütün evreni,
   Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
   Canımı, tüylerimi sarmada şimdi
   Kendi rüzgarıyla vurgun...
   Sarıyor yeşil.
  
Rüya, bütün çektigimiz.
   Rüya kahrım, rüya zindan.
   Nasıl da yılları buldu,
   Bir mısra boyu maceram...
   Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
   Bilmezler nasıl sevdik,
   İki yitik hasret,
   İki parça can.
   Çatladı yüreği çakmaktaşının,
   Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
   Çağlardır boğulmuş bir su...
   Ağıyor yeşil.
  
Yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
   Susmuş bütün namlular...
   Susmuş dağ,
   Susmuş deniz.
   Dünya mışıl-mışıl,
   Uykular derin,
   Yılan su getirir yavru serçeye,
   Kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,
   Memeleri bereketli ve serin...
   Sağıyor yeşil.
  
Aydım yarı gecede,
   Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,     
   Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
   Ama hançer taşı sanki
   Koca Kartaca!
   Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne
   Bak nasıl alıyor, yigit,
   Binlerce yıl da sonra
   Alıyor yesil.
  
Vurur dağın doruğundan
   Atmacamın çalkara,
   Yalın gölgesi.
   Kuş vurmaz, tavşan almaz,
   Ama aç, azgın
   Köpek balıklarıydı parçaladığı
   Bak, Tiber saygılı, suskun.
   Bak nilüfer dizisi zinciri.
   Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
   Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
   Ve ilk gerillası Spartakus'un.
   Susuyor yeşil.
  
Sus, kimseler duymasın,
   Duymasın, ölürüm ha.
   Aymışam yarı gece,
   Seni bulmuşam sonra.
   Seni, kaburgamın altın parçası.
   Seni, dişlerinde elma kokusu.
   Bir daha hangi ana doğurur bizi?
  
Ruhum...
   Mısra çekiyorum, haberin olsun.
   Çarşılarin en küçük meyhanesi bu,
   Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
   Derimizin altında o olüm namussuzu...
   Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor.
   İlktir dost elinin hançersizliği...
   Ağlıyor yeşil.
   
   Ahmed ARİF








Kayarcık köyü hakkında

Adana ilinin Tufanbeyli ilçesine bağlı Kayarcık Köyü, yaklaşık 7. ve 8. yüzyıllarında Toros dağlarının arasında küçük bir platoya kurulmuştur. Bazı söylemlerin olmasına rağmen kimler tarafından kurulduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Göksu çayı köyün batısından geçer. Köyün sulanabilir arazileri de bu çayın kenarındadır. Halkın geçim kaynağı, tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Küçükbaş hayvancılık zamanla gelişmişse de otlakların azalması ve ormanların yok edilmesine paralel olarak önemini yitirmiştir. Köyde elektrik ve telefon vardır, kanalizasyon ve su sorunlarını köylü kendi çabaları ile çözmüştür ve yolu asfalttır!.. Köy ilkokulunun özelliği Cumhuriyetten önce kurulmuş olmasıdır ve köy halkının okuma yazma oranı oldukça yüksektir.

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 1

Sitede ara...

Ziyaretçi sayısı

01-01-2011 - >>
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün4
mod_vvisit_counterDün75
mod_vvisit_counterBu Hafta356
mod_vvisit_counterBu Ay2910
mod_vvisit_counterToplam151200

Sitede kaç kişi var ?

Şu anda 2 ziyaretçi var