http://www.kayarcik.net

Yazdır Sayfayı gönder
KÖROĞLU'NUN KİMLİĞİ

Onaltıncı yüzyıllın sonlarına doğru, Kafkas'lardan Rumeli'ye kadar, ünü bütün Osmanlı ülkesine yayılan Köroğlu, bir edebiyat tarihçisine göre hem eşkiya, hem de hece vezniyle şiirler söyleyen bir halk ozanı. Osmanlı toplumunu inceleyen bir bilimadamına göre sadece bir '' Celali ''. Ben Köroğlu'ndan kalanları yanlız kalanları değil, bugün yaşayıp gidenleri de halkımızdan, hikayeci halk ozanlarımızdan öğrendim. Halkımız, hikayeci halk ozanlarımız gibi yaşadım Köroğlu'nu. Bu nedenlerle de Köroğlu olayına yaklaşımım, bir edebiyat tarihçisi ya da bir bilimadamının yaklaşımından farklı oldu. Türkü metinlerinden, anlatılan hikayelerden ve bu türkülü hikayeleri dinleyen halkın davranışlarından edindiğim izlenim şu: Halkımıza göre Köroğlu, zalime başkaldıran, yaşlılara zayıflara dokunmamayı, tamahkar zenginlerle uğraşmayı, dertlilerin derdine bakmayı öğütleyen yiğit bir kişi. Bir destan kahramanı. Kavuşturan kurtaran esirgeyen Kırat motifi ile, kökleri çok daha gerilere giden bazı efsanelerle, ''Celali Köroğlu Ruşen'' ve ''Celali Kiziroğlu Mustafa Bey'' gibi bazı gerçeklerin, daha da kim bilir nelerin, ne özlemlerin karışarak oluşturduğu bir destan. Bütün destanlarda olduğu gibi de, her şey olumlu ya da olumsuz yönde abartmalı. Halk bu Köroğlu türkülerini, Köroğlu hikayelerini dinlerken yürekleniyor. Bir kurtarıcı bulmuşçasına rahatlıyor. Düğünlerde derneklerde Köroğlu havaları, marşların gördüğü işi görüyor. Köroğlu'nun kimliğinden de, kişiliğinden de ben bu toplum olayını anlıyorum. Asıl Köroğlu gerçeği bu bence. Yunus Beyin ya da seyis Yusuf'un oğlu Ruşen Ali'nin bireysel kişiliği de, bireysel kimliği de beni ilgilendirmiyor.

Halk gibi, hikayeci halk ozanları gibi, Köroğlu'na ben de kendimi, kendi özlemlerimi katarak söyledim. Yiğit, duyarlı insan bir Köroğlu düşündüm. /Ruhi SU

* * * * *

BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİNE

Benden selam olsun Bolu beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından gürzün sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu düşer mi yine şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kır-At köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır

KÖROĞLU






Kayarcık köyü hakkında

Adana ilinin Tufanbeyli ilçesine bağlı Kayarcık Köyü, yaklaşık 7. ve 8. yüzyıllarında Toros dağlarının arasında küçük bir platoya kurulmuştur. Bazı söylemlerin olmasına rağmen kimler tarafından kurulduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Göksu çayı köyün batısından geçer. Köyün sulanabilir arazileri de bu çayın kenarındadır. Halkın geçim kaynağı, tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Küçükbaş hayvancılık zamanla gelişmişse de otlakların azalması ve ormanların yok edilmesine paralel olarak önemini yitirmiştir. Köyde elektrik ve telefon vardır, kanalizasyon ve su sorunlarını köylü kendi çabaları ile çözmüştür ve yolu asfalttır!.. Köy ilkokulunun özelliği Cumhuriyetten önce kurulmuş olmasıdır ve köy halkının okuma yazma oranı oldukça yüksektir.

Devamı...
 


Sitede ara...

Ziyaretçi sayısı

01-01-2011 - >>
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün8
mod_vvisit_counterDün82
mod_vvisit_counterBu Hafta157
mod_vvisit_counterBu Ay90
mod_vvisit_counterToplam181338

Sitede kaç kişi var ?

Şu anda 1 ziyaretçi var